otuz..
Merhaba 30 ,
Gelişi bile güzeldi otuzun. Beklemediğim şekilde değişen tepkilerim , önyargılarım, düşüncelerim oldu. Davranışlarıma yansıdı , gülmem sakinledi , ağlamalarım azaldı. Kiminle ne konuştuğum değişti , hatta çevrem değişti. Neyi neden yaptığımı daha iyi bilen bir bünyeye dönüştüm. Yanımda duranları, yanımda neden durduklarını sorguladım, o esnada işte değişti her şey..
Hayatın getirdiği bir çok şey oldu. Kontrollü ya da kontrolsüz olabilmeyi öğrendim. Yere sağlam basarak yürümeyi , en çok kendimi sevebilmeyi öğrendim. Kendimle kalabilmeyi , kendimi eğitebilmeyi , kendimi överek pazarlamanın ötesi burası.. Çünkü ben nedenimi .niçinimi en önemlisi niyetimi hep bildim. Ufak hesapların peşinden koşmadım. İnandığım yolda ve doğrultuda yürürüm. Saygısızlığım yoktur , saygı görmenin karşılıklı olduğunu öğrendim. Hakkımı da ararım. Hakta yemem. Vicdanım var orası bu bedendeki ve zihindeki en temiz ve narin yer.. Ve en önemlisi ben haddimi aşmam , aşılmasına müsaade etmemeyi öğrendim. Çizgimden çıkmam. İnsanın duruşunun olması iyi bir şeydir bu hayatta..
Doğduğum aileye , girdiğim aileye ama en önemlisi kurduğum aileye sahip çıkabilmeyi öğrendim. Ailenin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Özellikle kurduğumuz ailede , evin içinde yaşanan her anın tadını çıkarmayı öğrendim.
Yıprandığım oldu , yıpratıldığım da.. Düştüğümde oldu , düşürüldüğümde.. Uzanan ilk el hep Emre’nin eliydi. Son 11-12 senemin onunla geçmiş olması , beraber büyüyor olmak , hayal kurup gerçekleştiriyor olmak tarifi zor olan bir şey.. Hatalarımızda oldu , kavgalarımızda oldu. Sadece sarıldık. Birliğimiz ve gücümüz daim olsun. Birlikte hem çok güzeliz hem de çok güçlü..
Bir limon ağacı aldık neredeyse bir ay önce eve , o öyle güzel büyüdü ki.. Öyle güzel limon veriyor ki.. Her sabah o ne durumda diye uyanır uyanmaz soluğu yanında alıyorum. Gördüğüm her şeyi recmediyorum , unutmayayım diye..
Kahveyi de , alkolü de azalttım. Bence bu bile değişim göstergesiydi. Kabul etmem gerekirse iyi de oldu. Neredeyse her gün hayatımdaki hareketi arttırdım. İyi de hissettirdi. Büyüklerimi daha çok arar oldum , vakit varken aramayı , görmeyi ihmal etmemeye çalışır oldum. Galiba ekmeği kesiyorum, bu da benim için büyük bi hareket olacak. 30 olmadan ilk dövmemi yaptırdım.
Şubat ayında yaşadığımız depremden sonra bazı şeyler değişti , yardımın ne denli önemli olduğunu , kişisel olarak yapabildiklerimin dışında aile - eş - dostun beni yalnız bırakmadıklarını , el verdiklerini o verdikleri eli direk ihtiyaç sahiplerine ulaştırabiliyor olmanın güzelliğini , yaraları bir nebze de olsa sarabiliyor olmayı gördüm. Azdan çok olur diye diye , peşimden gelenlere bir kez daha burdan da teşekkür ederim. İyilik kazanacak. İlişki iyileştirecek.
O depremden sonra hem Türkiye Eğitim Gönüllüsü oldum (bu arada doğum günümü ilk onlar kutladı) hem de Mektup Arkadaşlığı Gönüllüsü oldum. İkisininde yaşattığı duygu yoğunluğunu size kelimelerle anlatabilsem keşke.. (tam şuan Gürçin instagrama bi post attı…) bir gün bunu daha güzel kelimeler bulduğumda anlatmak isterim.
Otuz benim için on sekiz gibi eşikti.
Geçtim.
Bakalım bundan sonrasında neler bekliyor beni..
Dileğim ve isteğim çok belli.. (burası çok dillendirmediğim bir mevzu , vakti gelince onu da yazmak isterim)
Buraya kadar ve hatta bugüne kadar buralara gelip okuduysanız bile teşekkür ederim.
İyi ki doğdum.
Çak kız Simgot , otuz oldun !
Kutlu olsun.
Gücün , enerjin artsın.
Aşkını haykırmaya devam!
İyi ki doğdun ve iyi ki varsın seni çok seviyorum simgot 🍀💚hep mutlu ol💚iyi ki benim ablamsın💚iyi ki yolumuz kesişti 💚🍀
YanıtlaSil